Dil bağının beslenme ve konuşmaya etkilerini, her dil bağının kesilmesi gerekip gerekmediğini ve dil ve konuşma terapistinin rolünü anlattık.
Dil bağı, dilin alt yüzünü ağız tabanına bağlayan zarın (frenulum) normalden kısa, kalın ya da dilin ucuna yakın olması durumudur. Dilin hareketlerini kısıtlayabilir.
Dil bağının belirtileri
- Dil dışarı çıkarıldığında ucunun kalp şeklinde görünmesi
- Dilin üst damağa ya da üst dudağa değdirilememesi
- Bebeklikte emzirmede güçlük, memeyi kavrayamama
- Dilin yanlara hareketinin kısıtlı olması
Konuşmayı etkiler mi?
Her dil bağı konuşmayı etkilemez. Pek çok çocuk dil bağına rağmen tüm sesleri doğru üretebilir. Ancak dil hareketi belirgin şekilde kısıtlıysa "r", "l", "t", "d", "n" gibi dil ucunun yukarı kalkmasını gerektiren seslerde güçlük yaşanabilir.
Kesilmeli mi?
Dil bağının kesilmesi (frenotomi) kararı; beslenme, konuşma ve ağız içi işlevlerin kapsamlı değerlendirilmesine göre verilmelidir. Yalnızca görünüm nedeniyle ya da "ileride konuşamaz" kaygısıyla rutin kesim önerilmez. Karar çocuk cerrahisi, KBB ve dil ve konuşma terapistinin ortak değerlendirmesiyle alınmalıdır.
İşlem sonrası terapi
Dil bağı kesildikten sonra dil, yıllarca kısıtlı hareket ettiği için yeni hareket kapasitesini kullanmayı öğrenmelidir. Bu nedenle işlem sonrası dil egzersizleri ve gerekiyorsa sesletim terapisi sonucu belirgin biçimde iyileştirir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve bir uzmanın muayene, tanı veya tedavisinin yerini tutmaz. Kendiniz ya da yakınınız için bir dil ve konuşma terapistine danışınız.
Tüm yazılara dön